Sık Sorulan Sorular

Diş Taşı

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Bakteri plağının dişler üzerinde sertleşmesi ile oluşan birikintiye diş taşı adı verilir. Herkesin diş taşı oluşumuna yatkınlığı birbirinden çok farklıdır. Çoğu kişide, bu birikintilerin oluşumu yaşlandıkça hızlanır. Diş taşı, diş üzerindeki sarı ya da kahverengi görüntüsüyle kolayca fark edilir.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Diş taşı ancak bir diş hekimi tarafından temizlenebilir, ancak siz, bakteri plağını temizleyerek diş taşı oluşumunu önleyebilirsiniz. Bakteri plağını önlemeye yardımcı olmak için, dişlerinizi, tercihen diş taşı kontrolünde etkili bir florürlü diş macunu ile, günde iki defa fırçalayın ve her gün diş ipi ile temizleyin. Kontrol ve temizlik için diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret edin.

Bakteri Plağı

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Bakteri plağı, diş yüzeyinde sürekli olarak oluşan yapışkan, renksiz bir bakteri birikintisidir. Tükürük, yiyecekler ve içecekler birlikte, dişler ve diş etlerinin birleşim yerlerinde toplanan bu birkintileri oluşturur. Bakteri plağı birikimi diş eti problemlerinde birincil etkendir.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Bakteri plağı birikimini önlemek için, dişlerinizi her gün bir defa diş ipiyle temizlemeyi ve günde en az iki defa florür içeren, bakteri plağı karşıtı bir diş macunu ile fırçalamayı unutmayın.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Belki de bir süredir iyi bir ağız sağlığı rutinini ihmal ediyorsunuz. Ya da, elinizden geleni yapıyorsunuz ama dişlerinizde bakteri plağı ve diş taşı oluştu. Düzenli olarak günde iki defa dişlerin fırçalanması ve günlük olarak diş ipi kullanılması, herkes için düzenli bakteri plağı temizliğinin önemli bir parçasıdır. Ancak diş ve diş etleriniz üzerinde bakteri plağı birikmesine ve sertleşerek diş taşına dönüşmesine neden olan risk faktörleri söz konusuysa, diş hekiminiz birikintiyi temizlemek için diş taşı temizliği ve kök düzeltmesi uygulaması önerebilir. Tedavi edilmezse, diş eti çizgisi boyunca ve altında oluşan şiddetli diş taşı birikimi diş etlerinin dişlerden çekilmesine neden olabilir, dolayısıyla diş eti problemi riskini artırabilir.

Diş Eti Problemleri

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

1) Bakteri plağına neden olan bakteriler diş eti problemlerinin bir numaralı nedenidir.
2) İlaç kullanımı: Reçeteli ve reçetesiz satılan ilaçların pek çoğunun yan etkisi ağızda doğal olarak oluşan tükürük miktarının azalmasıdır. Tükürük, bakteri gelişimini kontrol altına alarak dişlerinizi temiz tutar.
3) Beslenme: Bir şok diyet uyguluyorsanız ya da kalsiyum ve B ve C vitaminleri bakımından çok zayıf bir diyet uyguluyorsanız, Diş eti problemleri riski ile karşı karşıya olabilirsiniz.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Neyse ki, Diş eti problemleri erken tespit edilirse, tedavi edilmesi nispeten kolaydır. Her şey, diş taşı ve bakteri plağının giderilmesi için profesyonel bir temizlik yapmak üzere diş hekiminizi ziyaret etmenizle başlar. Diş taşı, zaman içerisinde bakteri plağının birikmesi ile dişi kaplayan sert bir maddedir.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Başlangıçta, diş etlerindeki problemler gözle görülür belirtiler vermeyebilir. Diş hekiminin düzenli ziyaret edilmesi ve hastalığın erken teşhisi bu nedenle çok önemlidir. Diş eti problemlerinin en sık görülen belirtileri kızarmış ya da şişmiş diş etleri ve fırçalama sırasında kanamadır. Hastalığın ileri aşamalarında diş etleri çekilir, iltihaplı akıntı görülür, dişler sallanır, hatta diş kaybı yaşanır!

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Diş eti hastalığının ilk aşaması kendisini hassasiyet ve fırçalama ya da diş ipi kullanımı sırasında kanama olarak gösterir. Özellikle iyi ağız hijyeni ve diş hekimi tarafından düzenli kontroller sayesinde, diş eti iltihabının erken tespit edilmesi ile, hastalığın gidişatının tersine çevrilmesi mümkündür. Ancak, tedavi edilmeyen diş eti iltihabı daha ciddi diş eti problemlerine yol açabilir. Bu gibi durumlarda, sadece diş etleri değil, aynı zamanda dişleri destekleyen kemikler de zarar görür.

Hassasiyet

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Diş hassasiyeti, sıcak ya da soğuk yiyecekler ya da içecekler yiyip içtiğinizde hissedilebilen ağrıdır. Soğuk hava soluduğunuzda da ağrı hissedebilirsiniz.
Dişetleri dişlerden çekildiğinde ya da diş eti dokusu kaybedildiğinde hassasiyet ortaya çıkabilir. Ayrıca, çok sert fırçalamanın ya da düzenli fırçalamama ve diş ipi kullanmamanın sonucunda da oluşabilir.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Hassasiyetin gerçek nedenleri arasında, diş köklerinin açığa çıkmasına yol açan diş eti çekilmesi ve dentinin açığa çıkmasına yol açan diş minesi erozyonu yer alır. Diş eti çekilmesi diş eti problemlerinin sonucu olabilir ancak aynı zamanda fazla sert fırçalama sonucunda da oluşabilir. Çok fazla basınç uygulandığında bir uyarı ışığı ile fırçalamayı durdurmanız konusunda sizi uyaran elektrikli diş fırçaları kullanarak fırçalama şiddetinizi kontrol altına alabilirsiniz. Ağız boşluğunun düzenli, günlük hijyeni diş hassasiyetinin önlenmesi açısından son derece önemlidir. Dişlerinizi günde en az iki defa, iki dakika süreyle, yumuşak kıllı kaliteli bir diş fırçası ile fırçalayın ve florürlü ya da hassas dişler için özel bir diş macunu kullanın.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Aşırı hassas dişlerin başlıca belirtisi soğuk hava solunduğunda, dişleri fırçalarken, sıcak, soğuk, tatlı ya da ekşi yiyecekler ya da içecekler tüketirken hissedilen ağrı ve rahatsızlık hissidir. Bu etkenlerle temasımız olan her seferde dişimizin alt kısmı çevresinde keskin bir ağrı hissediyorsak, aşırı hassasiyetle karşı karşıya olma olasılığımız yüksektir. Bu gibi belirtilere dikkat etmek önemlidir çünkü zamanında teşhis edilmesi ve belli müdahalelerde bulunulması ağız boşluğunda daha da tehlikeli problemlerin oluşması riskini azaltır.

Lekeler

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Dişler, yiyecek ve içecek tercihleriniz, ağız hijyeni ve ilaç kullanımı da dahil olmak üzere, çeşitli nedenlerle lekelenir. Diş lekeleri dişin yüzeyinde (dışsal lekeler) ya da diş minesinin altında (içsel lekeler) oluşabilir; bazı kişilerde ise her iki tip leke de görülür.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Genellikle, iki tip leke vardır: içsel (derin) ve dışsal (yüzeysel). Diş taşı profesyonel bir temizlik işlemi ile temizleyen diş hekimlerinin işini kolaylaştırır. İçsel lekeler dişin içindedir. Belli bazı ilaçların kullanılması bu lekelere neden olabilir; zaman içerisinde oluşur ve çoğunlukla yaşlılarda daha yaygındır. Sigara kullanmak, kahve ve çay içmek yüzeysel lekelere neden olur. Diş taşının birinci nedeni bakteri plağı birikimidir ve fırçalama sırasında temizlenmesi de dişlerin beyazlığının korunmasının ilk adımıdır.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Çeşitli diş beyazlatma işlemleri uygulanarak diş lekelerinin temizlenmesi mümkündür:
Diş hekiminin muayenehanesinde profesyonel diş beyazlatma
Düzenli olarak beyazlatıcı diş macunu kullanma

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Sarı dişlerinizi beyazlatmak için o kadar uğraştıktan sonra, parlak ve beyaz gülümsemenizi korumak isteyeceksiniz. Dişleri her gün fırçalama, diş ipi kullanma ve ağzı çalkalama gibi iyi ağız hijyeni uygulamalarını sürdürmeye odaklanın. Güzel gülümsemenizi korumanıza yardımcı olabilecek beyazlatıcı diş macunları ve ağız çalkalama suları da mevcuttur.

Ağız Kokusu

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Ağız kokusu, ağızda yarattığı belirgin bir tat (metalik, ekşi) nedeniyle kolayca fark edilir. Ağız kokusunun potansiyel nedenleri konusunda gerçek nedenler ve efsaneler söz konusudur.
Ağız kokusunun gerçek nedeni, dilin üzerinde bulunan bakterilerdir.Bu bakteriler uçucu maddeler üretirler (ör. uçucu sülfür bileşikleri ya da VSC).
Buna karşılık, belli bazı yiyecekler (ör: sarımsak, soğan) ağız kokusunun gerçek nedenleri arasında yer almaz.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Kronik ağız kokusu ciddi bir sıkıntıdır. Kişiler arası temaslarda rahatsızlık verici olmasının yanında ciddi bir ağız bakımı sıkıntısının işareti de olabilir. Düzenli ağız hijyeni uygulamalarınıza rağmen ağız kokusunu engelleyemediğinizi fark ederseniz, diş hekimizle görüşün; size uygun bir tedavi tavsiye edecektir.

Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr Arzu Aykor

Yazar: Doçent Dr Arzu Aykor Doçent Dr

Günlük hijyende, ağız kokusu ile etkin bir şekilde savaşabiliriz. Aşağıda, hoş olmayan ağız kokusundan kaçınmanıza yardımcı olacak temel bazı öneriler bulabilirsiniz.

1. Dişlerinizi günde en az iki defa, daima sabahları ve gece yatmadan önce, en az iki dakika süreyle fırçalayın. Dilinizi temizlemeyi unutmayın. Diş hekiminizden doğru diş fırçalama ve dil temizliği konusunda tavsiyeler isteyin. Diş hekiminiz kişisel ihtiyaçlarınıza uygun elektrikli diş fırçası modeli tavsiye edecektir.

2. Ağız kokusunu önlemeye yardımcı olan, antibakteriyel bileşikler (ör: Stanöz) içeren diş macunları kullanın.

3. Erişilmesi zor diş aralarından bakteri plağını ve artıkları temizlemek için diş ipi kullanın.

4. Kontrol için düzenli olarak diş hekiminize gidin. Kendi başına yapmanızın zor olduğu, profesyonel diş temizleme prosedürünü ancak diş hekiminiz uygulayabilir.